Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘toplumcu şiir’

Rıfat Ilgaz’ın Bütün Şiirleri (Çınar Yayınları) yeniden yayımlandı.

Onun için çağdaş şiirimizin en çile çekmiş, en hakkı yenmiş şairlerinden biridir diyebiliriz rahatlıkla.

İlk şiirlerinin tarihi 1927’ye dek gitse de asıl 1940 kuşağı şairlerindendir. İlk kitabı Yarenlik (1943), ardından Sınıf (1944) ve Yaşadıkça (1948) ile çağdaş şiirimizin en özgün çıkışlarından birini gerçekleştirmiştir.

Nedir Rıfat Ilgaz’ın şiirini bu denli özgün kılan?

1940’lı yıllar, Garip anlayışının egemen olduğu yıllardı. Şiirde ölçü, uyak, benzetme, imge gibi araçların uzağında duruluyor, hiçbir kural tanımadan günlük hayatın şiiri yazılmaya çalışılıyordu.

Rıfat Ilgaz da böyle bir anlayışla şiir yazıyordu. Ancak Garip akımının getirdiği bu yenilikleri kullanmada yarıştığı; hem daha sol, toplumcu bir şiir yazdığı, hem de halkın beğenisini bulma çabasında daha ileri gittiği söylenebilir.

Ne ki ilk üç kitabından sonra Rıfat Ilgaz çok ağır  baskılara uğradı. Mesleğinden atıldı, sürekli izlendi, şiir yayımlayamaz, adını kullanamaz oldu: “Kapandı yüzümüze dergi kapakları, / Bir varmış, bir yokmuş olduk sağlığımızda.”

Bir şair için olabilecek en olumsuz durumdu bu. Yıllarca şiir yayımlayamamanın yarattığı bunalımla, şiirle olan bağı zayıfladı. Neredeyse şair kimliğini unutturup Hababam Sınıfı yazarı, mizahçı Rıfat Ilgaz olarak yeni bir kimlik yarattı kendine. Şiirini yazarlığının yedeğine çekti.

Gene de şiirle bağını tam koparmadı. 1960’lardan sonra  öteki 1940 kuşağı toplumcu şairlerine daha yakın bir söyleyişle şiirler yazdı.

Rıfat Ilgaz’ın 1940’lardaki şiirleriyle, çağdaş Türk şiiri içindeki önemli yerinin kavranabildiği bugün de söylenemez. Şiir tarihimizde adı öteki 1940 kuşağı şairlerinden biri olarak anılagelmektedir.

Oysa onun şiirine yapılacak derinliğine bir kazı girişimi, bu şairimizin aynı zamanda  dil, söyleyiş ve içerik özellikleriyle nasıl öncü ve özgün bir şair olduğunu ortaya koyacaktır.

Üniversitelerimizde çağdaş şiirimiz üstüne araştırma yapacaklar, alın size bulunmaz bir konu: “Şiirimizde 1940’lardaki Yenilik Hareketleri ve Rıfat Ilgaz”.

Rıfat Ilgaz, İkinci Dünya Savaşı’nın en karanlık günlerini, soğuk savaş yıllarının olabilecek bütün baskılarını yaşayarak geçirdi yaşamının önemli bir bölümünü. 12 Eylül döneminde yaşı yetmişi geçtiği halde yine güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınmıştı.

Belki de bu yüzden onun şiirlerinde barış düşüncesine, özgür insan kişiliğine, insanın direnme gücüne ve geleceğe güvenmenin bulunmaz güzelliklerle dile getirilişine tanık oluruz.

Savaşlar, soykırımlar gördük,

İskenderler Sezarlar,

Ne atlar kaldı onlardan, ne meydanlar…

Gittiler, yıkılıp birer birer,

Biz kaldık.

En kıraç topraklarda tutunduk,

Biz defneler.

Dal kırılır, yaprak dökülür

Ölür mü acılara katlanmasını bilenler,

Direnenler tüm kırımlara karşı…

Ölmez sevgiden yana olanlar

Defneler ölmez!

26.3.2003

Reklamlar

Read Full Post »