Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Selahattin Yolgiden’ Category

İnsanlık tarihinin büyük çürüme süreçlerinden birini yaşayan çağımız, insani her şeyden olduğu gibi şiirden de günden güne daha çok uzaklaşıyor.

Öyle bir yabancılaşma süreci ki içinde yaşadığımız ne insan şiire gereksinim duyuyor ne de şairlerin çoğu insanı düşünüyor. Şiir sanatının özüne aykırı bir biçimde insandan uzak güzellikler peşinde koşuyorlar.

Dünyanın gidişine bakıp anlamak zor değil bütün bu olanları. Ama hak vermek, şairlerin hayattan bu denli uzaklaşmalarına anlayışla bakabilmek, bu olanaksız.

Çağlar boyu büyük çalkantıların, devinimlerin içinde doğdu büyük şiirler. Kimi zaman yüksek seslerle, kimi zaman usulca, dip suları gibi kendi halinde akarak.

Ortalığın karmaşasından kolayca görünemeseler bile günümüz şiirinde yeni şairlere, kişilikli seslere rastlanıyor yine de.

* * *

Selahattin Yolgiden böylesi şairlerden biri. Günümüz şiirinde sessiz, yeni bir soluk.

Kuşadası Eğitim ve Geliştirme Vakfı (KEGEV) tarafından, çağdaş şairlerimizden M. Sunullah Arısoy adına verilen şiir ödülü, bu yıl Selahattin Yolgiden’in yeni yayımlanan Gün Geceye Küstüğünde (2006 Yayınevi) adlı kitabına verildi.

Bu ödül, onun ilk başarısı değil. 2004’te yayımlanan ilk kitabı Su Kıyısında Kimse Yoktu (Adam Yayınları) ile de aynı yılın Cemal Süreya Şiir Ödülü’nü kazanmıştı.

Yunanistan göçmeni bir aileden gelen Selahattin Yolgiden (d. 1977) öncelikle geçmişte kalmış bir dünyanın büyülü yanlarını şiirimize taşımasıyla dikkat çekiyor.

onlar içerdi su boylarında bayramları

iki şişe dimitrikopulo, bir damacana sakız rakısı

arda boylarını söyleyip kılarnet çalarlardı

– çalsana ve yunan oğlu, allah affetsin seni –

ben bilmezdim böyle eğlendiklerini

Rebetiko müziklerin, büyükannelerin, dedelerin, balıkçı meyhanelerinin buğulu hüznüyle beslenen şiiri, çağdaş şiirimizin Yahya Kemal’den bu yana artarak süren nice kazanımlarını da barındırıyor.

Bir yandan da şair dikbaşlılığını elden bırakmadan, günümüz insanının yaşam biçimine, değerlerine yönelttiği sorularla da çağdaş bir başkaldırının sözcülüğünü yapıyor.

Ziya Osman Saba için yazdığı şiir, bütün bu özelliklerin birleştiği bölümler içeriyor:

insanların yaşamayı bilmediği

günlerdeyiz ziya,

kaybettik gözlerimizin nurunu

baba yolu gözlemeyi, iki göz evleri,

insanların birbirini sevmeyi unuttuğu.

geçen zaman nasıl değiştirdi bizi

vurur gibi elindeki ilençli değneklerle

nefes almak şükretmeye yetmiyor artık

sebil yıkıldı, uçup gitti güvercinler de

senden sonra nasıl bir dünya yarattık?

Daha ilk kitaplarıyla insani özü yakalayabilmiş bir şair olan Selahattin Yolgiden’in, bu özelliğiyle günümüz şiiri içinde pek çok kuşakdaşından ayrışıp, kendi yolunu açtığını söyleyebiliriz.

2.5.2007

Reklamlar

Read Full Post »