Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Selim İleri’ Category

Sabri Altınel öleli 20 yıl olmuş. Şiirimizin bu sessiz insanının, yaşadığı yıllarda olduğu gibi, ölümünden sonra da kişiliğinin en önemli özellikleri olan ağırbaşlılığı, alçakgönüllülüğü korundu.

Neyse ki, eleştiri denen, varlığı yokluğu üstüne sürekli tartışılan bir kalıcı kurum var. Türk şiir eleştirisi, kendisi ne denli geride dursa, kendi halinde yaşasa da Sabri Altınel’in değerini teslim eden değerlendirmeler yapmış.

Asım Bezirci’nin on üç şairi incelediği yapıtı Güle Dil Verenler (Evrensel Yayınları) Sabri Altınel’le başlar. Bezirci, ilk kez 1969’da yayımlanmış incelemesinde, “sanat şirketlerine sokulmuyor, kümeleşmelerin, dalaşmaların dışında kalıyordu” dediği Sabri Altınel’in İnsanın Değeri, Kıraçlar ve Yaban Yazıları adlı ürünlerini irdeler.

Memet Fuat, günümüz şiiri üstüne çok önemli değerlendirmeler içeren Yaşlı Bir Şaire Mektuplar (Adam Yayınları) adlı kitabında, “Sabri Altınel gibi bir şair geliyor, kitaplar yayımlıyor, bir toplu çıkışın içinde olmadığı, şaklabanlıklar etmediği için, bir köşede ilgilerden uzak yaşıyor, sonra bir gün ölüyor, yazdıklarının bir bölümü dergilerde kalıyor, kimsenin aldırdığı yok.” diyor.

Görüldüğü gibi, eleştirmenler bile yazılarında onun yeterince değerlendirilemediğini dile getiriyorlar. Bu olgudan elbet şiirimiz ve değer yargıları üstüne yorumlara gidilebilir.

Bir şairin değerinin bilinmesi, anılması, kendine ait bir sorun mudur yoksa toplumsal bir yükümlülük mü? Bir toplum şairlerini anlayıp değerlendiremiyorsa ne yitirir?

Memet Fuat’ın değindiği, “kimsenin aldırdığı yok” yakınmasını şiir üstüne güncel tartışmalarda Sabri Altınel’in anılmaması biçiminde anlamak gerek. Yoksa şiir eleştirisinin ürünleri içinde değeri teslim edilmiş bir şair.

Birkaç örnek:

“Umudu yeryüzüne indirirken, insanoğlunun bütün bırakılmışlığını da içten duymuş olmalı ki, acı, keder, hüzün, şiirlerindeki bütün dizelerin kaçınılmaz bir yoldaşı, bir yananlamı gibi sürüp gidiyor. Bu yoldaş, bu yananlam işte biziz.” (Adnan Benk)

“Türkçenin tadını çıkaran bir şair. Düşüncenin şairi. Çoksesli bir toplumcu şiir için kusursuz bir yapı hazırladı.” (Cemal Süreya)

“Türk şiirinin en seçkin sanatçılarından biriydi. Toplumcu dünya görüşünün bunca incelikli ifade edilişi, bizim edebiyatımızda örneğine o kadar sık, bolca rastlanan bir çaba değildir.” (Selim İleri)

Doğumunun 80., ölümünün 20. yılı nedeniyle, Sabri Altınel’in bugüne dek yayımlanmış şiir kitaplarıyla, kitaplarına girmemiş Yaban Yazıları’nın bir araya getirildiği Issız Çığlık (Adam Yayınları) adlı toplu şiirler kitabı yayımlandı.

Adam Sanat dergisinin mayıs sayısında da, Sabri Altınel’e ilişkin on ayrı yazı var.  Cevat Çapan, Konur Ertop, Ataol Behramoğlu, Şavkar Altınel, Kaim Elban, onun şiirlerini değerlendiren yaklaşımlarda bulunuyorlar.

Demir Özlü, Sabri Altınel çevresinde 1950’li ve 60’lı yılların yitik edebiyat ve toplumsal dokusunu anıyor. Roni Margulies’in çarpıcı anı yazısı ise Sabri Altınel kişiliği üstüne önemli bir tanıklık getiriyor.

Lise yıllarında Sabri Altınel’in öğrencisi olmuş Nazar Büyüm, Osman Senemoğlu, Oşin Çilingir ise, şairliği ve öğretmenliği içinde ondan öğrendikleriyle, şiiri ve yaşamı arasında bağlar kuruyorlar.

Sabri Altınel kişiliği ve şiiriyle çağdaş şiirimiz içinde uzak bir ada olarak duruyor.

Dönem dönem tanıdığımızı sandığımız şairlere bile dönüp yeniden bakmak, onları yeni bir gözle okumak ufuk açıcı olabilir.

Sabri Altınel, düz ovada çıplak ayakla yürümeye alışkın okurlar için keşfedilmemiş, sert, kayalık bir ada.

4.5.2005

Reklamlar

Read Full Post »