Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘İlhan Selçuk’ Category

Son günlerde yaşananlara baktıkça Ece Ayhan’ın elli yıl önce yazdığı dizesi dilimden düşmez oldu:

kovalar şiirsizler düşmanlarım ayağa kalksınlar.

Kimdi şairin düşmanlarım diye kınadıkları? Şiirsizler.

Şiiri insanın, toplum hayatının dışına çıkaran süreçlerin sonunda, şiirsiz bir toplumun geldiği cinnet ortamının yakından tanığıyız son günlerde.

Şiir, büyük, iddialı sözlerde değil, hayatın küçük ayrıntılarındadır çoğu zaman.

İşte, İlhan Selçuk’un sabahın dördünde kendisini göz altına almaya gelen polislere çay ikramı… Nasıl da şiirsel, hayatı şiirle dolu bir insanın davranış biçimi.

* * *

Bu olay bana, yıllar önce Sinematek’te gördüğüm “Pirosmani” adlı filmin bir sahnesini anımsattı. Pirosmani, Gürcistan’da, köylerde, kasabalarda dolaşıp evlerin, lokantaların duvarlarına resim yapan, karşılığında karnını doyuran ve kendisine gösterilen yerlerde yatıp kalkarak hayatını sürdüren bir halk sanatçısıdır. Hayatının sonlarına doğru bir gün Moskova’daki sanat çevreleri tarafından keşfedilir. Bu kente davet edilir. Sergisi açılır. Çevresine hayranları toplanmıştır. “Ne istersiniz, ne yapalım?” diye sorarlar kendisine. O da yıllar boyu içinde yaşattığı şiir ve resim dolu hayatına çok yakışan şu yanıtı verir: “Bir semaver çay demleyelim. Sonra da çevresinde oturup çay içerek konuşalım.”

* * *

Bir yanda eşini, anasını doğrayan insanlar, öte yanda çağdışı bir toplum özlemiyle gözüdönmüş çevreler… Bu insanlar, böyle çevreler midir bizim toplumumuz? Dünyanın ilk ulusal kurtuluş savaşını vermiş, sömürgeciliğe karşı bağımsızlık bayrağını yükseltmiş, her alanda özgür, kişilikli bireyler yetiştirmiş çağdaş toplumumuz nasıl böyle bir girdabın içine savruldu?

* * *

Geçen hafta ülkemize gelen 1930 doğumlu Kübalı şair Pablo Armando Fernandez’i dinlerken, şiir ve yaşam dolu Küba’nın havasını hissettim.

Pablo Armando Fernandez, daha genç yaşlarında ABD’de, edebiyat çevrelerinde bulunmuş bir şair. 1961’de Nâzım Hikmet, Küba’yı ziyaret ettiğinde arkadaş olmuşlar. Kübalı yazarlar bu ziyaret sırasında Nâzım Hikmet için dergilerinde bir özel sayı çıkarmışlar. Bu özel sayıda da onunla yaptıkları uzun bir söyleşiyi yayımlamışlar. Bu söyleşinin bir kopyasını, çevirtip Sözcükler dergisinde yayımlamam için bana verdi. Nâzım’la ilgili konuşurken, aradan geçen 47 yıla karşın heyecanının aynı kaldığını gördüm.

Pablo Armando Fernandez’in gelişi bir başka mutlu olayla da birleşti: Çağrı Kınıkoğlu ile Gloria Rolando’nun yönettikleri, Nâzım Hikmet Kültür Merkezi ile Küba Sanatlar Kurumu’nun ortak yapımı olan “Nâzım’ın Küba Seyahati” adlı belgesel filmin ilk gösterimi yapıldı.

Bizim ulusal kurtuluş savaşımızdan görüntülerle Küba Devrimi’nin birleştirildiği açılış sahnelerinden sonra, Nâzım’ın “Havana Röportajı” adlı şiirinin kendi sesinden okuması eşliğinde, Küba ziyaretinin ayrıntıları, onu tanımış aydınların tanıklıklarıyla aktarılıyor.

Nâzım ile Küba Devriminin heyecanını birleştirip günümüze taşıyan bu filmin şiirli dünyasını herkesin paylaşabilmesini dilerim.

2.4.2008

Read Full Post »