Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘Orhan Veli’ Kategorisi için Arşiv

Piraye Hanım’la olan yakınlığı ise aşka dönüşmüştü. Piraye’nin evinde sakin bir hayat sürdürme isteği, Nâzım’ın yaşama biçimiyle bağdaşmıyordu. Bu çekişmeler şaire ünlü “Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri” adlı şiiri yazdırdı. Nâzım ile Piraye evlenmeye karar verdiklerinde iki aile de Kadıköy’de birbirine yakın apartman dairelerinde oturuyorlardı. Birlikte büyük bir köşke taşınmaya karar verdiler. Erenköy’deki [...]

Yazının Tamamını Oku »

Kimileri uçakla, trenle, otomobille dolaşır dünyayı, kimi kitaplarla… Çıplak gözle göremediklerinizi, bir ülkenin görünmeyen katmanlarına ilişkin derinliğine bilgi ve duyarlıkları bulursunuz kitaplarda. Bir ülkenin şiiri de, ayrımında olmasanız da sizi o ülkenin tarihine yaklaştırır. Şiir, kaçınılmaz bir biçimde yazıldığı dönemin toplumunu ve kültürünü doğrudan ya da dolaylı içine alır. Üstelik bu içerme tarih yazma ya [...]

Yazının Tamamını Oku »

İş Bankası Kültür Yayınları “Kayıp Şairler” adlı yeni bir diziye başladı. Bu dizinin ilk iki kitabı Halim Şefik’in Otopsi’si ile Nevzat Üstün’ün Ak Yeşil Kavak Ağaçları. Kimlere “kayıp şairler” diyebiliriz diye düşündüğümde yanıtlamakta zorlandım. Memet Fuat’ın Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi’nde her iki şair de yer almış. Şiirimizin ana belleklerinden biri olarak bu yapıtı kabul edersek, [...]

Yazının Tamamını Oku »

“Sözcükler” dergisinin yarın yayımlanacak 9. sayısında ünlü şairimiz Orhan Veli’nin bilinmeyen kimi serüvenleri gün yüzüne çıkıyor. Kimi aydınlar vardır, yaşamlarının her ânı, yazıya geçsin, gelecek kuşaklara ulaşsın isterler. Kendilerini anlatan kitaplar hazırlanmasına katkıda bulunurlar, günlüklerini, anılarını yayımlarlar. Elbette böylesi tutumlar edebiyat tarihimiz için çok değerli belgelere, tanıklıklara ulaşmamızı sağlar. Öte yandan yaşadıklarını yanlarına kâr sayıp, [...]

Yazının Tamamını Oku »

Yarın akşam, Akatlar Kültür Merkezinde, çağdaş edebiyatımızın iki ilginç yazarı birlikte anılacak. Kültür hayatımızın farklı alanlarında öncü roller üstlenen Onat Kutlar, 11 Ocak 1995 günü, bombalı bir terör saldırısı sonucu ölmüştü. Necati Cumalı ise, çağdaş edebiyatımızda derin izler bırakan nice yapıtın ardından 10 Ocak 2001’de sessizce ayrılmıştı aramızdan. Necati Cumalı, şiirimizin en yenilikçi ve verimli [...]

Yazının Tamamını Oku »

Attilâ İlhan, Adam Sanat’ın şubat sayısında çok tartışılan bir soruna açıklama getiriyor: “Şiir neden satılmıyor. Bunu bana mı soruyorsun, çok yanlış bir kişiye soruyorsun sen. Benim şiirim satıyor çocuğum. Hadi benimkini bir yana bırakalım, Türkiye’de Yahya Kemal, Necip Fazıl, Nâzım Hikmet, Ahmed Arif, Hasan Hüseyin satılıyor. Bunların hepsine baktığınızda aynı ortak paydayı görüyorsunuz. Bunlar fikirleri [...]

Yazının Tamamını Oku »

Şiirlerle bir kentin haritası çizilebilir mi? Ya tarihi, insanı, kültürü anlatılabilir mi? Anlatılsın, anlatılmasın, İstanbul için, nice şair bu işe girişmiş. Samih Rifat’ın hazırladığı Çok Eski Bir Günbatımı adlı seçkide Bizans dönemi İstanbul’unun şiirlerinden günümüze ulaşanlar bir araya getirilmişti. Osmanlı dönemi Divan edebiyatının rakipsiz kentidir İstanbul. Cumhuriyet döneminin çağdaş şiiri de sürekli bir ilişki içindedir [...]

Yazının Tamamını Oku »

Geçtiğimiz cumartesi günkü gazetemizde Işık Kansu, şair Sunay Akın’ın önemli bir özelliğinden söz ediyordu; onun ne denli etkili bir konuşmacı olduğundan. Bartın Kitap Fuarı’ndaki konuşmasından, dinleyenleri nasıl etkilediğinden izlenimler aktarırken, onun bir “showman” ya da “stand-up”çı değil, “aydınlanmacı, araştırmacı” edebiyatçı ve şair olduğunu da vurgulamak gereği duyuyordu. Sunay Akın’ın bu özelliği, beni de hep şaşırtmıştır. [...]

Yazının Tamamını Oku »

Yunus Emre’den bu yana, okuyana durup dururken kolayca söylenivermiş gibi gelen dizelerin ardında hep şiire verilmiş koca bir ömür vardır. Kendi kuşağımda (Erdal)Alova denli hayatını yalnızca şiire vermiş, varlığını şiirle özdeşlemiş az şair gördüm. Alova, yeni ve ilk kez bir toplu şiirler yapıtıyla karşımızda:Dizeler (2001-1973). 28 yıllık zaman diliminden 133 sayfalık bir bütün. Dizeler başlığı, [...]

Yazının Tamamını Oku »

Her çalışma bir emektir. Yüzyılın Türk Şiiri adlı 1453 sayfalık antolojiye harcadığı emek için Mehmet H. Doğan’ı kutluyorum. Bu önemli olması beklenen kitabın değeri ne yazık, böylesi bir yapıtta yer bulmaması gereken öznel yargı ve değerlendirmelerle azalmış. Bakalım: “Önsöz”ünde “edebiyat tarihine bir belge bir gereç” olması amaçlanan kitabın otuz beş sayfalık değerlendirme yazısında, çağadaş şiirimizin [...]

Yazının Tamamını Oku »

65 yıl önce bugün, Türk şiirinin büyük dönemeçlerinden birini oluşturan “Karıma Mektup” adlı şiiri, Nâzım Hikmet, Bursa Cezaevi’nde yazdı. Bu şiir, şairin 1935’de yayımlanan Portreler adlı kitabında yer aldı. Ancak kitabın yergi ve polemik amaçlı öteki şiirleri arasında tek başına kaldı. Bu yıllarda Nâzım, hâlâ Fütürizmin yüksek sesli söyleyiş özellikleriyle şiir yazıyordu. Kitabı, Behey! Kara [...]

Yazının Tamamını Oku »

Şairlerimizin şiirleri kadar, şiir üstüne düşüncelerini açıkladıkları yazıları, söyleşilerinin de ilgi görmesi sevindirici bir gelişme. Okurların, şiirlerin ardındaki insanı da merak ettiklerini görüyoruz. Edip Cansever’in söyleşilerinin ve üstüne yazılan yazıların toplandığı kitap Gül Dönüyor Avucumda birkaç baskı yaptı. Cemal Süreya’nın yazıları hep ilgi gördü, görüyor. Şu günlerde yayımlanan Şiirde Dün Yok mu (Can Yayınları) kitabı [...]

Yazının Tamamını Oku »

Şiir yazmakla, şiir üstüne düşünmek ayrı şeyler midir? Belki sormak bile gereksiz, şiir yazan birinin elbet, şiirin ne olduğu, nereden gelip nereye gittiği üstüne düşünmesinden daha doğal ne olabilir ki! Ama her gün birbirinden ilginç garipliklerin yaşandığı ülkemizde, şiir sanatı da payına düşeni alıyor. Şiirle hiçbir ilgisi olmayan sulugözlü duygusallıkların, laf ebeliklerinin, türlü kültür yozluklarının [...]

Yazının Tamamını Oku »

TÜYAP Kitap Fuarı sırasında düzenlenen tartışma programlarında en çok konuşulan konulardan biri de günümüz şiiriydi. Günümüz şiiri kavramını 1980’den bugüne dek yazılan ve yazılmakta olan şiir olarak anlayabiliriz. Ben bu dönemi şiire, şaire ve topluma ilişkin temel değerlerin ve sorunların, herkesin kafasını karıştıracak biçimde karmaşıklaştığı bir dönem olarak görüyorum. Bunda birinci etkeni, bu dönemde çok [...]

Yazının Tamamını Oku »

Kimi semtlerde akşamları içki içilirken şiir okunan/dinlenen yerler var. Birkaç kez Beyoğlu’nda böylesi ortamlarda bulundum. Buralarda karşılaştığım, şiire ilgi duyan insanlar beni birkaç yönden şaşırttı. Gördüğüm, bu insanların şiir meraklarını bilgiyle besleyecekleri yerde, söylencelerin kanatlarıyla uçmakta olduklarıydı. Sözgelimi bir Rimbaud söylencesidir gidiyordu. Sanki Rimbaud’un yaptıklarını yapabilseler (her tür otoriteye karşı çıkmak, eşcinselliği denemek, uzak diyarlara [...]

Yazının Tamamını Oku »

Eski Yazılar »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 27 other followers