Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘Melih Cevdet Anday’ Kategorisi için Arşiv

Bir aya yakın Vâ-Nû’larda kalan Nâzım, yıllardır uzak kaldığı günlük hayata yeniden alışmaya çalışır. Abidin Dino’ların Göztepe’de, deniz kıyısındaki evlerinde yıllar sonra ilk kez denize girer. Ruhi Su, Melih Cevdet Anday, Vedat Günyol, Peride Celal gibi yeni ünlenen sanatçılarla tanışır. Burgazada’da Sait Faik’i görür. Üvey kızkardeşi Melda ile nişanlanan oyun yazarlığına hevesli yirmi üç yaşındaki [...]

Yazının Tamamını Oku »

“Yirminci yüzyılı yaşadım” der ya, Melih Cevdet Anday, “Yağmurun Altında” adlı şiirinde; yüzyılı boydan boya yaşayan, yüzyılla birlikte anılacak büyük şairlerden biri de geçen hafta ölüm haberini gazetemizde okuduğum Rafael Alberti’dir (1902-1999). 23 yaşında yayımladığı ilk kitabı ile ulusal şiir ödüllerinden birini kazanan Alberti, dört yıl sonra 1929’da yayımlanan Sobre los Ángeles (Melekler Üstüne) ile [...]

Yazının Tamamını Oku »

“Sözcükler” dergisinin yarın yayımlanacak 9. sayısında ünlü şairimiz Orhan Veli’nin bilinmeyen kimi serüvenleri gün yüzüne çıkıyor. Kimi aydınlar vardır, yaşamlarının her ânı, yazıya geçsin, gelecek kuşaklara ulaşsın isterler. Kendilerini anlatan kitaplar hazırlanmasına katkıda bulunurlar, günlüklerini, anılarını yayımlarlar. Elbette böylesi tutumlar edebiyat tarihimiz için çok değerli belgelere, tanıklıklara ulaşmamızı sağlar. Öte yandan yaşadıklarını yanlarına kâr sayıp, [...]

Yazının Tamamını Oku »

Melih Cevdet Anday’ın zaman bulup da bir günlük yazacağını düşünemezdim. Yoğun yaşayan, çok yazan biriydi. 85 yaşına dek haftada iki gazete yazısı, şiirler, oyunlar, romanlar yazmıştı. Gazete yazıları bir araya getirilip ciltler dolusu kitaplar ortaya çıktığında ne denli büyük bir denemeci olduğu da bir kez daha anlaşıldı. Yazdığı her şeye bir felsefecinin sorgulayan, tartışan gözüyle [...]

Yazının Tamamını Oku »

Çoğu şair için düzyazı yanına bile yaklaşılmayacak bir yazın türüdür. Orhan Veli, Dağlarca, Dıranas, Edip Cansever, Turgut Uyar, Metin Eloğlu, Ahmed Arif, Can Yücel gazete, dergi yazıları bir yana, kalemlerini düzyazı durağına uğratmayan şairlerden… Şiirin yanında romanı deneyen, bu “çağcıl destan”a bir yanından el atan şairlerimiz de çoktur. Nâzım Hikmet, düzyazı türlerinden asıl oyun yazarlığına [...]

Yazının Tamamını Oku »

Attilâ İlhan, Adam Sanat’ın şubat sayısında çok tartışılan bir soruna açıklama getiriyor: “Şiir neden satılmıyor. Bunu bana mı soruyorsun, çok yanlış bir kişiye soruyorsun sen. Benim şiirim satıyor çocuğum. Hadi benimkini bir yana bırakalım, Türkiye’de Yahya Kemal, Necip Fazıl, Nâzım Hikmet, Ahmed Arif, Hasan Hüseyin satılıyor. Bunların hepsine baktığınızda aynı ortak paydayı görüyorsunuz. Bunlar fikirleri [...]

Yazının Tamamını Oku »

Şiirde anlam sorunu, dönüp dönüp tartışılan bir konudur. böyle olmasının temel nedeni de bence, anlam kavramının kişilere göre değişen tanımıdır. Melih Cevdet Anday, unutamadığım bir yazısında, “Şiir doğa gibidir, doğanın anlamı olmadığı gibi şiirin de anlamı yoktur,” demişti. Burada söylenmek istenen elbet, düzyazıdaki anlamın şiirde aranmaması gerektiğidir. Melih Cevdet’in dediğine koşut söylersek, doğada bulduğumuz anlamı [...]

Yazının Tamamını Oku »

Kim bilir gazetemizin ne çok okuru için vazgeçilmezdi Melih Cevdet Anday’ın salı ve cuma günleri yayımlanan yazıları. Günlük hayatın sıradan sorunlarından söz ederken, en olmadık sorularla okurunu sarsan, düşüncenin sonsuz evreninde gezilere çıkaran, düşünmeye alıştıran, bunun yolunu gösteren yazılardır onlar. Kolay rastlanmayan bir konu genişliği vardır Melih Cevdet’in: Şiirden müziğe, siyasetten felsefeye, eğitimden günlük yaşam [...]

Yazının Tamamını Oku »

Bir süredir depremin yıktıklarını konuşuyoruz. Oysa neredeyse elli yıldır bitmez tükenmez bir yıkım içindeyiz. Ormanlarımızı yaktık, köylerimizi yaktık, denizlerimizi öldürdük, doğru dürüst bir temel eğitim veremediğimiz için milyonlarca insanımızı yıkık kişilikler olarak yetiştirdik. Geçmiş yıllara ilişkin hiçbir anının kalmadığı kentler yaratmak yalnızca bize özgü. Bir toplum bu denli çevresinden, geçmişinden koparılabilir mi? Geçmiş değerlere bakmadan, [...]

Yazının Tamamını Oku »

Vecihi Timuroğlu, Yazınımızdan Portreler (Başak Yayınları, 1991) adlı kitabında Salâh Birsel’den söz ederken, “Zaten ona göre, sanat, bir öfkenin ürünüdür. Öfkesi olmayan kimse, sanat yapamaz.” diyor. Ardından da bu düşüncesini şöyle açıklıyor: “Sanatçı kendisiyle sürekli çatışan kişidir. Çatışmanın gerekçesi de şudur: Toplum, kendisiyle sürekli çatışma halindedir, insanın kendisiyle çatışması vardır. Sanatçı bunlar arasında denge kurarken [...]

Yazının Tamamını Oku »

Şiir yazmakla, şiir üstüne düşünmek ayrı şeyler midir? Belki sormak bile gereksiz, şiir yazan birinin elbet, şiirin ne olduğu, nereden gelip nereye gittiği üstüne düşünmesinden daha doğal ne olabilir ki! Ama her gün birbirinden ilginç garipliklerin yaşandığı ülkemizde, şiir sanatı da payına düşeni alıyor. Şiirle hiçbir ilgisi olmayan sulugözlü duygusallıkların, laf ebeliklerinin, türlü kültür yozluklarının [...]

Yazının Tamamını Oku »

TÜYAP Kitap Fuarı sırasında düzenlenen tartışma programlarında en çok konuşulan konulardan biri de günümüz şiiriydi. Günümüz şiiri kavramını 1980’den bugüne dek yazılan ve yazılmakta olan şiir olarak anlayabiliriz. Ben bu dönemi şiire, şaire ve topluma ilişkin temel değerlerin ve sorunların, herkesin kafasını karıştıracak biçimde karmaşıklaştığı bir dönem olarak görüyorum. Bunda birinci etkeni, bu dönemde çok [...]

Yazının Tamamını Oku »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 27 other followers