Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘Ataol Behramoğlu’ Kategorisi için Arşiv

Kimi şairler vardır, yaratıcılıkları gençlikleriyle sınırlıdır. En önemli yapıtlarını genç yaşlarında verirler, ilerleyen yıllarda bu ustalıklarıyla yetinen, öncekileri çoğaltan şiirler yazarlar. Kimi şairlerinse yaratıcılıkları bütün hayatlarına yayılır. Yeni şiir kitabı Hayata Uzun Veda’yı (Tekin Yayınevi) okuyunca, Ataol Behramoğlu’nun da böylesi şairlerden olduğunu düşündüm. Daha yirmi beş yaşında “Bir Gün Mutlaka” adlı destansı şiiriyle, kuşağının ve [...]

Yazının Tamamını Oku »

Ataol Behramoğlu yönetimindeki Militan dergisinin Mart 1975 tarihli 3. sayısının şiirseverlerin anılarında özel bir yeri vardır. Çünkü derginin o sayısında Macar şiirinin büyük isimlerinden Attila Jozsef, doğumunun 75. yılı nedeniyle kapsamlı bir bölümle tanıtılıyordu. Birbirinden çarpıcı şiirlerinin yanı sıra, çok ilginç bir yaşamöyküsüyle de karşı karşıyaydık. Taze bir söyleyiş, benzersiz imgelerle etkileyici bir şiir. 20. [...]

Yazının Tamamını Oku »

Attilâ İlhan, Adam Sanat’ın şubat sayısında çok tartışılan bir soruna açıklama getiriyor: “Şiir neden satılmıyor. Bunu bana mı soruyorsun, çok yanlış bir kişiye soruyorsun sen. Benim şiirim satıyor çocuğum. Hadi benimkini bir yana bırakalım, Türkiye’de Yahya Kemal, Necip Fazıl, Nâzım Hikmet, Ahmed Arif, Hasan Hüseyin satılıyor. Bunların hepsine baktığınızda aynı ortak paydayı görüyorsunuz. Bunlar fikirleri [...]

Yazının Tamamını Oku »

Geçtiğimiz cumartesi günkü gazetemizde Işık Kansu, şair Sunay Akın’ın önemli bir özelliğinden söz ediyordu; onun ne denli etkili bir konuşmacı olduğundan. Bartın Kitap Fuarı’ndaki konuşmasından, dinleyenleri nasıl etkilediğinden izlenimler aktarırken, onun bir “showman” ya da “stand-up”çı değil, “aydınlanmacı, araştırmacı” edebiyatçı ve şair olduğunu da vurgulamak gereği duyuyordu. Sunay Akın’ın bu özelliği, beni de hep şaşırtmıştır. [...]

Yazının Tamamını Oku »

Sabri Altınel öleli 20 yıl olmuş. Şiirimizin bu sessiz insanının, yaşadığı yıllarda olduğu gibi, ölümünden sonra da kişiliğinin en önemli özellikleri olan ağırbaşlılığı, alçakgönüllülüğü korundu. Neyse ki, eleştiri denen, varlığı yokluğu üstüne sürekli tartışılan bir kalıcı kurum var. Türk şiir eleştirisi, kendisi ne denli geride dursa, kendi halinde yaşasa da Sabri Altınel’in değerini teslim eden [...]

Yazının Tamamını Oku »

Çağdaş şiirimizi inceleyenler, Cahit Külebi’nin şiirini çok sınırlayıcı bir tanımla “köy şiiri” olarak anarlar. “Çağdaş şiirimize köyü, köylüleri, köylü duyarlığını getiren…” (Memet Fuat). “Cahit Külebi, kırın tek şairi.” (Cemal Süreya). Kemal Özer’in değerlendirmesi ise ayrılır bu genel yargılardan: “Dünyayı alabildiğine doğal bir biçimde şiirsel olarak algılamanın ustası.” Külebi, “köy şairi” olarak tanımlanınca ister istemez öne [...]

Yazının Tamamını Oku »

Her çalışma bir emektir. Yüzyılın Türk Şiiri adlı 1453 sayfalık antolojiye harcadığı emek için Mehmet H. Doğan’ı kutluyorum. Bu önemli olması beklenen kitabın değeri ne yazık, böylesi bir yapıtta yer bulmaması gereken öznel yargı ve değerlendirmelerle azalmış. Bakalım: “Önsöz”ünde “edebiyat tarihine bir belge bir gereç” olması amaçlanan kitabın otuz beş sayfalık değerlendirme yazısında, çağadaş şiirimizin [...]

Yazının Tamamını Oku »

Şiir yazmakla, şiir üstüne düşünmek ayrı şeyler midir? Belki sormak bile gereksiz, şiir yazan birinin elbet, şiirin ne olduğu, nereden gelip nereye gittiği üstüne düşünmesinden daha doğal ne olabilir ki! Ama her gün birbirinden ilginç garipliklerin yaşandığı ülkemizde, şiir sanatı da payına düşeni alıyor. Şiirle hiçbir ilgisi olmayan sulugözlü duygusallıkların, laf ebeliklerinin, türlü kültür yozluklarının [...]

Yazının Tamamını Oku »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 27 other followers