Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘Şiir akımları’ Kategorisi için Arşiv

Piraye Hanım’la olan yakınlığı ise aşka dönüşmüştü. Piraye’nin evinde sakin bir hayat sürdürme isteği, Nâzım’ın yaşama biçimiyle bağdaşmıyordu. Bu çekişmeler şaire ünlü “Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri” adlı şiiri yazdırdı. Nâzım ile Piraye evlenmeye karar verdiklerinde iki aile de Kadıköy’de birbirine yakın apartman dairelerinde oturuyorlardı. Birlikte büyük bir köşke taşınmaya karar verdiler. Erenköy’deki [...]

Yazının Tamamını Oku »

Yaşar Miraç’ın ilk şiirleri 1975’te Ataol Behramoğlu yönetimindeki “Militan” dergisinde yayımlandığında, şiirimizde güncel siyasal eğilimlerin de etkisiyle “slogancı” denebilecek bir genç şairler kuşağı egemendi. Siyasal ileti uğruna şiir sanatını bir yana bırakmaya dek varan tutucu tavrıyla bu kuşak neredeyse divan şiirine benzer bir “ortak simgecilik” anlayışı içindeydi. Ancak Yaşar Miraç’ın bu ortak şiir anlayışlarına hiç [...]

Yazının Tamamını Oku »

Yarın akşam, Akatlar Kültür Merkezinde, çağdaş edebiyatımızın iki ilginç yazarı birlikte anılacak. Kültür hayatımızın farklı alanlarında öncü roller üstlenen Onat Kutlar, 11 Ocak 1995 günü, bombalı bir terör saldırısı sonucu ölmüştü. Necati Cumalı ise, çağdaş edebiyatımızda derin izler bırakan nice yapıtın ardından 10 Ocak 2001’de sessizce ayrılmıştı aramızdan. Necati Cumalı, şiirimizin en yenilikçi ve verimli [...]

Yazının Tamamını Oku »

Ataol Behramoğlu yönetimindeki Militan dergisinin Mart 1975 tarihli 3. sayısının şiirseverlerin anılarında özel bir yeri vardır. Çünkü derginin o sayısında Macar şiirinin büyük isimlerinden Attila Jozsef, doğumunun 75. yılı nedeniyle kapsamlı bir bölümle tanıtılıyordu. Birbirinden çarpıcı şiirlerinin yanı sıra, çok ilginç bir yaşamöyküsüyle de karşı karşıyaydık. Taze bir söyleyiş, benzersiz imgelerle etkileyici bir şiir. 20. [...]

Yazının Tamamını Oku »

Kimi şairler, sokakta bulurlar şiiri. Sokağın insanı, yapısı, kiri, derdi, umudundan çıkarırlar şiirlerini. Refik Durbaş böylesi şairlerdendir. Onun şiirindeki sokak, her şeyden önce kendi hayatının sokağıdır. Sekiz yaşında büyük bir göçle başlar içindeki dinmeyen “sıla” ve “gurbet” sızısı. Erzurum’dan İzmir’e göç eder, kim bilir ne nedenden ailesiyle birlikte. Yalnızca çocukluktaki böyle bir alt üst oluş [...]

Yazının Tamamını Oku »

Turgut Uyar’ın, Ne Güzeldi Senin Çılgınlığın adlı seçme şiirler kitabı için yazacağım önsözü düşünürken elbet önce onun şiirimizdeki yerini tanımlama gereği duydum. Nurullah Ataç, Turgut Uyar’ın daha ilk şiirlerini gördüğünde, “onun için atıyorum zarımı” demişti. Bu şiirler, halk şiiri geleneğine yakın bir söyleyişle Anadolu insanının gündelik duyarlıklarını anlatıyordu. Ama bu geleneksel söyleyiş içinde bile kişisel [...]

Yazının Tamamını Oku »

Her çalışma bir emektir. Yüzyılın Türk Şiiri adlı 1453 sayfalık antolojiye harcadığı emek için Mehmet H. Doğan’ı kutluyorum. Bu önemli olması beklenen kitabın değeri ne yazık, böylesi bir yapıtta yer bulmaması gereken öznel yargı ve değerlendirmelerle azalmış. Bakalım: “Önsöz”ünde “edebiyat tarihine bir belge bir gereç” olması amaçlanan kitabın otuz beş sayfalık değerlendirme yazısında, çağadaş şiirimizin [...]

Yazının Tamamını Oku »

Rıfat Ilgaz’ın Bütün Şiirleri (Çınar Yayınları) yeniden yayımlandı. Onun için çağdaş şiirimizin en çile çekmiş, en hakkı yenmiş şairlerinden biridir diyebiliriz rahatlıkla. İlk şiirlerinin tarihi 1927’ye dek gitse de asıl 1940 kuşağı şairlerindendir. İlk kitabı Yarenlik (1943), ardından Sınıf (1944) ve Yaşadıkça (1948) ile çağdaş şiirimizin en özgün çıkışlarından birini gerçekleştirmiştir. Nedir Rıfat Ilgaz’ın şiirini [...]

Yazının Tamamını Oku »

Bir süredir depremin yıktıklarını konuşuyoruz. Oysa neredeyse elli yıldır bitmez tükenmez bir yıkım içindeyiz. Ormanlarımızı yaktık, köylerimizi yaktık, denizlerimizi öldürdük, doğru dürüst bir temel eğitim veremediğimiz için milyonlarca insanımızı yıkık kişilikler olarak yetiştirdik. Geçmiş yıllara ilişkin hiçbir anının kalmadığı kentler yaratmak yalnızca bize özgü. Bir toplum bu denli çevresinden, geçmişinden koparılabilir mi? Geçmiş değerlere bakmadan, [...]

Yazının Tamamını Oku »

65 yıl önce bugün, Türk şiirinin büyük dönemeçlerinden birini oluşturan “Karıma Mektup” adlı şiiri, Nâzım Hikmet, Bursa Cezaevi’nde yazdı. Bu şiir, şairin 1935’de yayımlanan Portreler adlı kitabında yer aldı. Ancak kitabın yergi ve polemik amaçlı öteki şiirleri arasında tek başına kaldı. Bu yıllarda Nâzım, hâlâ Fütürizmin yüksek sesli söyleyiş özellikleriyle şiir yazıyordu. Kitabı, Behey! Kara [...]

Yazının Tamamını Oku »

’80 sonrası şiirimizin önde gelen isimlerinden Şavkar Altınel şiir üstüne yazılarını kitaplaştırdı: Soğuğa Açılan Pencere (Yapı Kredi Yayınları). Ünlü yazarımız Orhan Pamuk, kitabın arka kapak yazısında, “Bu parlak kitap Türkçede şiir üzerine yazılmış en iyi, en okunaklı iki kitaptan biri.” diyor. İster istemez öteki kitap hangisi diye düşünüyor insan. Benim aklıma iki kitap geldi:Turgut Uyar’ın [...]

Yazının Tamamını Oku »

Edebiyat Ekspresi Avrupa 2000 yolculuğu boyunca tanışıp arkadaşlık ettiğim şairlerden biri de Fransız Jacques Jouet (d. 1947) oldu. Bir gün oturduğumuz kompartımana gelip benden yazacağı bir şiirde kullanmak üzere Türkçe üç sözcük istemesiyle tanıştık. Yolculuğun belgeselini hazırlayan Arte kanalının kameralarının da kayda aldığı görüşmemiz sırasında yazılı olarak şu üç sözcüğü verdim: Leylek, yuva, gaga. Bu [...]

Yazının Tamamını Oku »

Tristan Tzara, iki arkadaşıyla birlikte 8 Şubat 1916 günü, Zürich’te, Larousse ansiklopedisinin rastgele bir sayfasını açarak buldukları “Dada” sözcüğüyle çağımızı derinden etkileyen zincirleme sanat akımlarını da başlatmış oldular. Akımın ünü bir anda bütün Avrupa’ya yayıldı. O yıllarda Zürich’te Sovyet Devriminin hazırlıkları içinde olan Lenin bile evinin yakınındaki bir kahvede buluşan Dadaistlerin toplantılarına katılma gereği duydu. [...]

Yazının Tamamını Oku »

TÜYAP Kitap Fuarı sırasında düzenlenen tartışma programlarında en çok konuşulan konulardan biri de günümüz şiiriydi. Günümüz şiiri kavramını 1980’den bugüne dek yazılan ve yazılmakta olan şiir olarak anlayabiliriz. Ben bu dönemi şiire, şaire ve topluma ilişkin temel değerlerin ve sorunların, herkesin kafasını karıştıracak biçimde karmaşıklaştığı bir dönem olarak görüyorum. Bunda birinci etkeni, bu dönemde çok [...]

Yazının Tamamını Oku »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 27 other followers