Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘Dünya Şiiri’ Kategorisi için Arşiv

Pablo Neruda (1904-1973), ülkemizde en çok tanınan yabancı şairlerden. “Halkım ben parmakla sayılmayan” ve “Biz halkız/Yeniden doğarız ölümlerde” dizelerinin çok sevilmesi onu yaygın bir üne kavuşturdu. Bu ünde sanırım Antonio Skàrmeta’nın önce roman olarak yayımlanan, sonra sahnelenen, sonra filme çekilen, sonra Postacı adıyla bir daha filme çekilen Ateşli Sabır adlı yapıtının da rolü oldu. Bu [...]

Yazının Tamamını Oku »

“Yirminci yüzyılı yaşadım” der ya, Melih Cevdet Anday, “Yağmurun Altında” adlı şiirinde; yüzyılı boydan boya yaşayan, yüzyılla birlikte anılacak büyük şairlerden biri de geçen hafta ölüm haberini gazetemizde okuduğum Rafael Alberti’dir (1902-1999). 23 yaşında yayımladığı ilk kitabı ile ulusal şiir ödüllerinden birini kazanan Alberti, dört yıl sonra 1929’da yayımlanan Sobre los Ángeles (Melekler Üstüne) ile [...]

Yazının Tamamını Oku »

Kimileri uçakla, trenle, otomobille dolaşır dünyayı, kimi kitaplarla… Çıplak gözle göremediklerinizi, bir ülkenin görünmeyen katmanlarına ilişkin derinliğine bilgi ve duyarlıkları bulursunuz kitaplarda. Bir ülkenin şiiri de, ayrımında olmasanız da sizi o ülkenin tarihine yaklaştırır. Şiir, kaçınılmaz bir biçimde yazıldığı dönemin toplumunu ve kültürünü doğrudan ya da dolaylı içine alır. Üstelik bu içerme tarih yazma ya [...]

Yazının Tamamını Oku »

Yaşar Miraç’ın ilk şiirleri 1975’te Ataol Behramoğlu yönetimindeki “Militan” dergisinde yayımlandığında, şiirimizde güncel siyasal eğilimlerin de etkisiyle “slogancı” denebilecek bir genç şairler kuşağı egemendi. Siyasal ileti uğruna şiir sanatını bir yana bırakmaya dek varan tutucu tavrıyla bu kuşak neredeyse divan şiirine benzer bir “ortak simgecilik” anlayışı içindeydi. Ancak Yaşar Miraç’ın bu ortak şiir anlayışlarına hiç [...]

Yazının Tamamını Oku »

Son günlerde yaşananlara baktıkça Ece Ayhan’ın elli yıl önce yazdığı dizesi dilimden düşmez oldu: kovalar şiirsizler düşmanlarım ayağa kalksınlar. Kimdi şairin düşmanlarım diye kınadıkları? Şiirsizler. Şiiri insanın, toplum hayatının dışına çıkaran süreçlerin sonunda, şiirsiz bir toplumun geldiği cinnet ortamının yakından tanığıyız son günlerde. Şiir, büyük, iddialı sözlerde değil, hayatın küçük ayrıntılarındadır çoğu zaman. İşte, İlhan [...]

Yazının Tamamını Oku »

Çoğu şair için düzyazı yanına bile yaklaşılmayacak bir yazın türüdür. Orhan Veli, Dağlarca, Dıranas, Edip Cansever, Turgut Uyar, Metin Eloğlu, Ahmed Arif, Can Yücel gazete, dergi yazıları bir yana, kalemlerini düzyazı durağına uğratmayan şairlerden… Şiirin yanında romanı deneyen, bu “çağcıl destan”a bir yanından el atan şairlerimiz de çoktur. Nâzım Hikmet, düzyazı türlerinden asıl oyun yazarlığına [...]

Yazının Tamamını Oku »

Ataol Behramoğlu yönetimindeki Militan dergisinin Mart 1975 tarihli 3. sayısının şiirseverlerin anılarında özel bir yeri vardır. Çünkü derginin o sayısında Macar şiirinin büyük isimlerinden Attila Jozsef, doğumunun 75. yılı nedeniyle kapsamlı bir bölümle tanıtılıyordu. Birbirinden çarpıcı şiirlerinin yanı sıra, çok ilginç bir yaşamöyküsüyle de karşı karşıyaydık. Taze bir söyleyiş, benzersiz imgelerle etkileyici bir şiir. 20. [...]

Yazının Tamamını Oku »

Edip Cansever’in (1928-1986) toplu şiirlerinin farklı bir düzenlemeyle yeni basımının yapılması bir tartışmayı da birlikte getirdi: Şairin gençlik yıllarında yayımlayıp, sonradan pişmanlık duyduğu için toplu şiirlerine almadığı şiirleri, kendi tercihi yok sayılarak yeniden yayımlanabilir mi? Kuşkunuz olmasın, başlarına böylesi kazaların geleceğini bilseler, bütün şairler arkalarında şiirlerine dokunulmamasını isteyen belgeler bırakırlardı. Ama ne bilsinler, gün gelip [...]

Yazının Tamamını Oku »

1970’lerin sonlarıydı. O zamanki Türk Dil Kurumu’nun da genel sekreteri olan ünlü şairimiz Cahit Külebi, genç şairleri değerlendirirken iki ismin altını çiziyor ve Yaşar Miraç ile Ahmet Erhan’ın ellerinde “şiir cennetinin altın anahtarının bulunduğunu” söylüyordu. Gerçekten de o yıllarda bu iki genç şair, yazdıkları şiirlerle yeni bir biçim ve duyarlığı taşıyorlardı şiirimize. Her ikisinin de [...]

Yazının Tamamını Oku »

Yunus Emre’den bu yana, okuyana durup dururken kolayca söylenivermiş gibi gelen dizelerin ardında hep şiire verilmiş koca bir ömür vardır. Kendi kuşağımda (Erdal)Alova denli hayatını yalnızca şiire vermiş, varlığını şiirle özdeşlemiş az şair gördüm. Alova, yeni ve ilk kez bir toplu şiirler yapıtıyla karşımızda:Dizeler (2001-1973). 28 yıllık zaman diliminden 133 sayfalık bir bütün. Dizeler başlığı, [...]

Yazının Tamamını Oku »

Bu yılın 1 Mayıs’ında Adam Yayınları’nda 19. yılımı tamamladım. Bu 19 yıl benim için çok zengin deneyimlerle dolu bir dönem oldu. Bu 19 yılın bir önemli yanı da, bu süre boyunca Cevat abiyle hep yan yana ya da aynı odalarda çalışmış olmamızdı. 19 yıl boyunca bir insanla düzenli olarak her haftanın en az bir günü [...]

Yazının Tamamını Oku »

“Sesini Kaybetmeyen Şiir” adını verdi, kendi sesiyle okuduğu şiir kasetine. Sesi olmayan şiirin insanlara ulaşamayacağını düşünüyordu. Daha yirmi dört yaşında yayımladığı ilk kitabı Yazma’da (1950) kişisel bir dil ve tutum ortaya koyabilmişti. Her Boydan (1959) adıyla yayımlanan çeviri şiirleri çıktığında da bu kendine özgü dilin çevirilerde de kendini ortaya vurduğu görüldü. Bu kendi sesiyle Türkçe [...]

Yazının Tamamını Oku »

Bir süredir depremin yıktıklarını konuşuyoruz. Oysa neredeyse elli yıldır bitmez tükenmez bir yıkım içindeyiz. Ormanlarımızı yaktık, köylerimizi yaktık, denizlerimizi öldürdük, doğru dürüst bir temel eğitim veremediğimiz için milyonlarca insanımızı yıkık kişilikler olarak yetiştirdik. Geçmiş yıllara ilişkin hiçbir anının kalmadığı kentler yaratmak yalnızca bize özgü. Bir toplum bu denli çevresinden, geçmişinden koparılabilir mi? Geçmiş değerlere bakmadan, [...]

Yazının Tamamını Oku »

’80 sonrası şiirimizin önde gelen isimlerinden Şavkar Altınel şiir üstüne yazılarını kitaplaştırdı: Soğuğa Açılan Pencere (Yapı Kredi Yayınları). Ünlü yazarımız Orhan Pamuk, kitabın arka kapak yazısında, “Bu parlak kitap Türkçede şiir üzerine yazılmış en iyi, en okunaklı iki kitaptan biri.” diyor. İster istemez öteki kitap hangisi diye düşünüyor insan. Benim aklıma iki kitap geldi:Turgut Uyar’ın [...]

Yazının Tamamını Oku »

Şiir alanında da festivaller, birbirini uzaktan tanıyan ya da hiç tanımayan insanları bir araya getiriyor. Bu buluşmalardan kimi zaman heyecan verici etkileşimler doğuyor. Geçen yaz katıldığım Fransa’daki “Akdeniz’in Sesleri” adlı şiir festivali de benim için böylesi mutlu rastlantılardan birine yol açtı. On günlük festivalin son günü tanıştığım Jean-Luc Pouliquen, şiir üstüne görüşleriyle bir anda çok [...]

Yazının Tamamını Oku »

Eski Yazılar »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 27 other followers