Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘Eleştiri’ Kategorisi için Arşiv

Woody Allen ile Kaan Arslanoğlu’ndan benzer düşünceler duyacağım aklıma gelmezdi. Şu sıralar sinemalarda gösterilmekte olan “Kim Kiminle Nerede?” adlı filmin başlangıç sahnelerinde başkahraman yaklaşık şöyle diyor: “Gelmiş geçmiş bütün düşünürler insanoğlu üstüne en mükemmel düşünceleri geliştirirken, dikkate almayı unuttukları tek bir unsur vardı. O da insanoğlunun ne denli bencil, küçük hesaplar peşinde koşan, ‘çürük’ bir [...]

Yazının Tamamını Oku »

Nâzım’ın uzun cezaevi yılları 1940 Şubatında Çankırı Cezaevine gönderilmesiyle başladı. Nisan sonunda Piraye de Çankırı’ya geldi. Bir ev tuttu. Buraya yerleşip, dikiş dikerek kocasına bakmayı düşünüyordu. Nâzım’ın da dönem dönem eve çıkabileceğini düşünüyorlardı. Ancak bu gerçekleşemedi. Öte yandan İstanbul’da dedelerine bıraktığı çocukları da Piraye’nin aklından çıkmıyordu. Tanımadığı bir Anadolu kentinde tek başına bir kadın olarak [...]

Yazının Tamamını Oku »

Piraye Hanım’la olan yakınlığı ise aşka dönüşmüştü. Piraye’nin evinde sakin bir hayat sürdürme isteği, Nâzım’ın yaşama biçimiyle bağdaşmıyordu. Bu çekişmeler şaire ünlü “Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri” adlı şiiri yazdırdı. Nâzım ile Piraye evlenmeye karar verdiklerinde iki aile de Kadıköy’de birbirine yakın apartman dairelerinde oturuyorlardı. Birlikte büyük bir köşke taşınmaya karar verdiler. Erenköy’deki [...]

Yazının Tamamını Oku »

Bu yazıda Turgay Fişekçi’nin son iki kitabı Dip Sevgi (1994) ile Sevgi Bağları’ndan (1998) yola çıkarak şiirinin bazı yönlerini değerlendirmeye çalışacağım: Okurun şiire göre konumu; yanıltıcı yalınlık; şiir-özyaşamöyküsü ilişkisi; lirik şiir; metinler ve bireylerarasılık; ahlaki ton; ideolojik boyut (yabancılaşmanın kırılması, siyasal söylem-şiirsel söylem bağıntısı); şiirin coğrafyası ve yolculuk izleği; doğa; yorum sorunu. Değerlendirmelerimize Dip Sevgi’nin [...]

Yazının Tamamını Oku »

İş Bankası Kültür Yayınları “Kayıp Şairler” adlı yeni bir diziye başladı. Bu dizinin ilk iki kitabı Halim Şefik’in Otopsi’si ile Nevzat Üstün’ün Ak Yeşil Kavak Ağaçları. Kimlere “kayıp şairler” diyebiliriz diye düşündüğümde yanıtlamakta zorlandım. Memet Fuat’ın Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi’nde her iki şair de yer almış. Şiirimizin ana belleklerinden biri olarak bu yapıtı kabul edersek, [...]

Yazının Tamamını Oku »

Son günlerde yaşananlara baktıkça Ece Ayhan’ın elli yıl önce yazdığı dizesi dilimden düşmez oldu: kovalar şiirsizler düşmanlarım ayağa kalksınlar. Kimdi şairin düşmanlarım diye kınadıkları? Şiirsizler. Şiiri insanın, toplum hayatının dışına çıkaran süreçlerin sonunda, şiirsiz bir toplumun geldiği cinnet ortamının yakından tanığıyız son günlerde. Şiir, büyük, iddialı sözlerde değil, hayatın küçük ayrıntılarındadır çoğu zaman. İşte, İlhan [...]

Yazının Tamamını Oku »

“Bu dünyayı bir gün ihtiyarlığı bilmeden, yaşamadan, ölümü tanımadan bırakacağım,” demişti İlhan Berk, öyle de oldu. Doksan yıllık ömrünü yaşlanamadan tamamladı. Nedir insanı yaşlandırmayan, genç tutan temel güdü? Bu dünyaya, hayata inanmak ve sevmek. “Her zaman büyülü bir sevinç duydum dünyada olmaktan. Arama hiçbir şey koymadan baktım dünyaya, onu öyle kavramaya çalıştım.” Yaşamaktan böylesine sevinç [...]

Yazının Tamamını Oku »

Yarın akşam, Akatlar Kültür Merkezinde, çağdaş edebiyatımızın iki ilginç yazarı birlikte anılacak. Kültür hayatımızın farklı alanlarında öncü roller üstlenen Onat Kutlar, 11 Ocak 1995 günü, bombalı bir terör saldırısı sonucu ölmüştü. Necati Cumalı ise, çağdaş edebiyatımızda derin izler bırakan nice yapıtın ardından 10 Ocak 2001’de sessizce ayrılmıştı aramızdan. Necati Cumalı, şiirimizin en yenilikçi ve verimli [...]

Yazının Tamamını Oku »

Saat Farkı adlı kitabıyla bu yılın Yunus Nadi Ödülü’nü şiir dalında kazananlardan Roni Margulies, son on yılda yayımlanan şiir kitaplarıyla şiirimiz içinde kendine özel bir edinmiş bir şair. Bu özel yerin bir nedeni, günümüz şairlerinde az görülen şiirin geleneksel sesleriyle bağ kurması ise, öteki nedeni de Türkiye’den uzakta yaşıyor olmanın verdiği, olaylara, sorunlara dar dünyaların [...]

Yazının Tamamını Oku »

Sabri Altınel öleli 20 yıl olmuş. Şiirimizin bu sessiz insanının, yaşadığı yıllarda olduğu gibi, ölümünden sonra da kişiliğinin en önemli özellikleri olan ağırbaşlılığı, alçakgönüllülüğü korundu. Neyse ki, eleştiri denen, varlığı yokluğu üstüne sürekli tartışılan bir kalıcı kurum var. Türk şiir eleştirisi, kendisi ne denli geride dursa, kendi halinde yaşasa da Sabri Altınel’in değerini teslim eden [...]

Yazının Tamamını Oku »

“Sesini Kaybetmeyen Şiir” adını verdi, kendi sesiyle okuduğu şiir kasetine. Sesi olmayan şiirin insanlara ulaşamayacağını düşünüyordu. Daha yirmi dört yaşında yayımladığı ilk kitabı Yazma’da (1950) kişisel bir dil ve tutum ortaya koyabilmişti. Her Boydan (1959) adıyla yayımlanan çeviri şiirleri çıktığında da bu kendine özgü dilin çevirilerde de kendini ortaya vurduğu görüldü. Bu kendi sesiyle Türkçe [...]

Yazının Tamamını Oku »

Turgut Uyar’ın, Ne Güzeldi Senin Çılgınlığın adlı seçme şiirler kitabı için yazacağım önsözü düşünürken elbet önce onun şiirimizdeki yerini tanımlama gereği duydum. Nurullah Ataç, Turgut Uyar’ın daha ilk şiirlerini gördüğünde, “onun için atıyorum zarımı” demişti. Bu şiirler, halk şiiri geleneğine yakın bir söyleyişle Anadolu insanının gündelik duyarlıklarını anlatıyordu. Ama bu geleneksel söyleyiş içinde bile kişisel [...]

Yazının Tamamını Oku »

Çağdaş şiirimizi inceleyenler, Cahit Külebi’nin şiirini çok sınırlayıcı bir tanımla “köy şiiri” olarak anarlar. “Çağdaş şiirimize köyü, köylüleri, köylü duyarlığını getiren…” (Memet Fuat). “Cahit Külebi, kırın tek şairi.” (Cemal Süreya). Kemal Özer’in değerlendirmesi ise ayrılır bu genel yargılardan: “Dünyayı alabildiğine doğal bir biçimde şiirsel olarak algılamanın ustası.” Külebi, “köy şairi” olarak tanımlanınca ister istemez öne [...]

Yazının Tamamını Oku »

Son yıllarda peş peşe çok sayıda şiir antolojisi (seçki, güldeste) yayımlandı, yayımlanıyor. Ancak her yayımlanan antolojinin ardından da tartışmalar eksik olmuyor. Genellikle antolojiyi hazırlayanlar ve yayımlayanlarla şairler arasındaki tartışmalar iki noktada odaklanıyor: Birinci nokta, antoloji hazırlayan ve yayımlayanların şairlerin şiirleri üzerinde istedikleri biçimde kullanma özgürlükleri olabilir mi? Yasaya göre, antoloji hazırlamak, eğitim amaçlı ve emek [...]

Yazının Tamamını Oku »

Her çalışma bir emektir. Yüzyılın Türk Şiiri adlı 1453 sayfalık antolojiye harcadığı emek için Mehmet H. Doğan’ı kutluyorum. Bu önemli olması beklenen kitabın değeri ne yazık, böylesi bir yapıtta yer bulmaması gereken öznel yargı ve değerlendirmelerle azalmış. Bakalım: “Önsöz”ünde “edebiyat tarihine bir belge bir gereç” olması amaçlanan kitabın otuz beş sayfalık değerlendirme yazısında, çağadaş şiirimizin [...]

Yazının Tamamını Oku »

Eski Yazılar »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 27 other followers