Gece yarılarının ötesinde yüzüm Sana döndüğünde Çamurdan yuvalarını yapar gibi saçak altlarına Kırlangıçlar kalkıp yüzünden Göz kapaklarıma konar. Ağızlarında bağbozumlarının şırası ve yanan yaprakların mavi duman tadı Leylekler gitse de onlar ayrılamaz yüzünün her dem yeşil sıcaklığından Taşırlar baharını gözlerime. Gözlerimden başka kanıtım kalmadı gençliğime — En yakınlarım söyledi bunu, inanıyorum Oysa daha otuz bile [...]
Şubat, 2010 için Arşiv
DUVAR
Posted in Yitik Bahar, Şiirler, etiketlendi Turgay Fişekçi, Turgay Fişekçi şiirleri, Yitik Bahar on Şubat 24, 2010 | » yorum bırak;
SÖZCÜKLER DERGİSİ 5 YAŞINA GİRDİ
Posted in Düzyazılar, Duyurular, Şiir, etiketlendi Sözcükler Dergisi on Şubat 20, 2010 | » yorum bırak;
5. yıla girerken bir kez daha Merhaba, Elinizdeki sayı ile Sözcükler, dördüncü yılını doldurup beş yaşına bastı. Doğrusu yola çıkarken derginin bugün ulaştığı konumu hiç düşünmemiştik. Birkaç arkadaş, özellikle uzun şiirlerini yayımlatacak dergi bulamadıklarından, ortak edebiyat değerlerimizin yansıdığı bir yayın organının yokluğundan yakınıyorlardı. Benim geçmişimde 1978’de Sanat Emeği ile başlayan 2005’te Adam Sanat ile biten [...]
EZİK MANOLYA
Posted in Yitik Bahar, Şiirler, etiketlendi Turgay Fişekçi, Turgay Fişekçi şiirleri, Yitik Bahar on Şubat 19, 2010 | » yorum bırak;
Üst geçidin ezdiği manolya! Sokak köşesini yaralayan Dilenen bir kadın Taksim’de Bedenin demirler altında Ülkede pek çok benzerin. Bir dalın var, demirleri aşan Yeni yapraklar çıkarır her bahar Tek bir çiçek Kokusu bir Karadeniz, bir Marmara Rüzgârlar ulaşmadan yurtlarına Buradan geçer her mayıs İçlerinde bir parça O tek manolya. Kurur ya da gelişir! Nedir bir [...]
LEYLAKLAR YANARKEN
Posted in Turgay Fişekçi, Yitik Bahar, Şiirler, etiketlendi Leylaklar Yanarken, Turgay Fişekçi, Turgay Fişekçi şiirleri on Şubat 15, 2010 | » yorum bırak;
Leylaklar açarken doğmuş annem Lacivert gözlü bir genden Avunya diye bir kasaba Adını bile sildi cehennem. Bu yıl leylaklar, ölümcül mora boğdu dünyayı Çocuklar anne karnında hastalandı Yirmi gün aç kaldı, yedi yıl hapis yatan Son pandalar sergilendi New York’da Yuvasız kaldı, yavru kaplumbağalar. Bu yıl da leylaklar açarken Bir kez daha yöneldik hayatın tozlarına [...]
Edebiyatın Tanıtım Değeri
Posted in Düzyazılar, Nazım Hikmet, Orhan Pamuk, Roman, Yaşar Kemal, etiketlendi Atatürk, Avrupa birliği, edebiyat, Edebiyatın değeri, Fatih Terim, Galatasaray, Nazım Hikmet, Orhan Pamuk, Yaşar Kemal on Şubat 9, 2010 | » yorum bırak;
Geçenlerde televizyon haberlerinden kulağıma çalındı. Avrupa Birliği ülkelerinde sık sık yapılan kamuoyu yoklamalarından biri daha. İnsanlara soruluyor, Türkiye’nin AB üyeliğini destekliyor musunuz? Polonya ve İspanya halkı arasında destek yüzde elliyi geçiyormuş, buna karşın Almanya ve Fransa’da çok düşük. Bu sıradan haberin devamı daha ilginçti. Soruşturma sırasında insanlara “Türkiye denince aklınıza ilk gelen şey nedir?” diye [...]
Çürüyen İnsan mı, Düzen mi?
Posted in Düzyazılar, Eleştiri, Memet Fuat, Nazım Hikmet, Sinema, etiketlendi Kaan Arslanoğlu, Karl Marx, Memet Fuat, Nazım Hikmet, Woody Allen on Şubat 8, 2010 | » yorum bırak;
Woody Allen ile Kaan Arslanoğlu’ndan benzer düşünceler duyacağım aklıma gelmezdi. Şu sıralar sinemalarda gösterilmekte olan “Kim Kiminle Nerede?” adlı filmin başlangıç sahnelerinde başkahraman yaklaşık şöyle diyor: “Gelmiş geçmiş bütün düşünürler insanoğlu üstüne en mükemmel düşünceleri geliştirirken, dikkate almayı unuttukları tek bir unsur vardı. O da insanoğlunun ne denli bencil, küçük hesaplar peşinde koşan, ‘çürük’ bir [...]
İyi insan Nazım Hikmet
Posted in Düzyazılar, Nazım Hikmet, Yaşam Öyküsü, etiketlendi Nazım Hikmet, Nazım Hikmet'in cömertliği on Şubat 5, 2010 | » yorum bırak;
Deneyenler bilir, şiir yazmak zor iştir. Mutlak bir yalnızlık ve yoğunlaşma ister. Çoğu şairin bu nedenle aile bireyleriyle, işyeri çevreleriyle nasıl çekişmeler yaşadıkları anlatılagelir. İstediği çalışma ortamını bulamayan şairlerin nasıl bir huzursuzluk içine girdikleri de bilinir. Şiir yazan biri olmamdan belki, şairlerin hayatlarına yakından ilgi duyarım. Nasıl yazdıklarından nerede çalıştıklarına, sevdikleri yemeklerden oturdukları evlere dek [...]
Nazım Hikmet’in Yaşam Öyküsü – Merhaba Kainat
Posted in Düzyazılar, Nazım Hikmet, Yaşam Öyküsü, etiketlendi Nazım Hikmet on Şubat 2, 2010 | » yorum bırak;
Nâzım, daha 1948’de düşünmeye başladığı, yaşamı boyunca da birçok kez – cezaevlerinde, polis takiplerinde, açık denizlerde, kalp krizlerinde – burun buruna geldiği ölümle sonunda buluştu. Bir sanatçının tamamlanmış bir verimi olarak bakabiliriz ardında bıraktıklarına. Yirminci yüzyılın dev yapıtlarından birini (Memleketimden İnsan Manzaraları) vermiş, yine yüzyılımızın en büyük birkaç şairinden biri kabul edilerek ayrılmıştır yeryüzünden. Daha [...]
“Saçları Saman Sarısı Kirpikleri Mavi”
Posted in Düzyazılar, Nazım Hikmet, Yaşam Öyküsü, etiketlendi Nazım Hikmet, Vera Tulyakova on Şubat 1, 2010 | 3 Yorum »
Ancak Paris’te yine de içini kemiren bir şey vardı. 8 Mayıs’ta, daha geldiğinin ertesi gün yazılan “Sensiz Paris” şiirinden anlıyoruz bunu. Bu şiir yeni bir aşkın ilk ipuçlarıdır aynı zamanda. Nâzım’ın, Yıktı mahvetti beni Paris’te durup dinlenmeden gülüm, seni çağırmak. dediği kişi 1955’in Aralık ayında tanıştığı Vera Tulyakova’dır. 1932 doğumlu olan Vera, Nâzım’dan otuz yaş [...]